Politika

Öztrak’tan TBMM’de fon soruşturması için kapsamlı arınma çağrısı

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM’de yaptığı açıklamada fon vurgununu organize bir soygun olarak tanımlayarak krizden çıkışın yolunun “toptan arınma” olduğunu söyledi. Takasbank ve Borsa İstanbul yöneticileri hakkındaki işlemleri eleştiren Öztrak, Muhsin Ateş’in SPK Başkanlığı’na atanmasını da sorguladı.

2 Kasım 202611 dk okuma0 yorum
Öztrak’tan TBMM’de fon soruşturması için kapsamlı arınma çağrısı
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

(TBMM) - CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "Bir yanda fon vurgunları, yandaş ihaleleri ve nepotizm yoluyla milyonları, milyarları götürenler; diğer yanda ise o paranın gerçek sahiplerini, küçük bir lobici ve rantiyeci çevresini beslemek uğruna açlığa mahkum edilen milyonlar var. Bu krizden çıkmanın tek yolu topyekun arınmadır" ifadelerini kullandı.

Öztrak, TBMM’de gerçekleştirdiği basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. "Fon soygununun basit bir hırsızlık olmadığını, organize şekilde gerçekleştirildiğini" belirten Öztrak, şöyle konuştu: "Bu soygunun failleri arasında görevlerini ihmal eden ve kötüye kullanan saray yönetiminin yıldız bürokratları bulunuyor.

Soygunun sorumluları arasında para hırsıyla gözleri dönmüş yandaş rantiyeler ve çıkar çevreleri de var. Ancak mesele yalnızca bürokratlarla ve rantiyelerle sınırlı değil; halka hizmet etmek yerine kendi cebini doldurmayı tercih eden siyasetçiler de bu tablonun içinde. Millet, bir şeytan üçgeni tarafından planlı biçimde soyulmuştur.

Saray yönetimi, başlangıçta bu organize soygunu yoldan çıkan, şeytana uyan birkaç kişinin işi gibi göstererek olayın kendisini etkilemeden geçeceğini düşündü. Fakat bu kez hesapları tutmadı. Mızrak çuvala sığmadı.Şimdi ise soygunun ardından yaşananları yeni bir çerçeveleme hamlesiyle yönetmeye çalıştıklarını görüyoruz.

Yeni stratejilerinin, 'Ortada bir sorun var ama bunun sorumlusu siyaset değil, bürokrasidir' masalına dayanacağı anlaşılıyor. Nitekim bir AK Parti milletvekili, 'Bu büyüklükteki bir yolsuzluk, kamu iştiraki olmadan gerçekleştirilemez' diyerek bunun ilk işaretini verdi. Hafta sonunda Takasbank Genel Müdürü gözaltına alındı.

Şüpheli sıfatıyla verdiği ifadenin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Borsa İstanbul Genel Müdürü ise suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve rüşvet iddiaları nedeniyle gözaltına alındı."BU

BÜROKRATLARI ATAYANLAR BU FİNANSAL SOYGUNUN

ORTAKLARIDIR"Hatırlanacağı üzere eski Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı da aynı suç kapsamında tutuklanmıştı. Soruşturmanın örgütlü suç çerçevesinde yürütülmesi elbette doğrudur. Ancak soruşturmanın bürokrasideki birkaç isimle sınırlı bırakılması ve bu organize suç örgütünün siyasi ayağının gizlenmesi kesinlikle kabul edilemez.

Bu bürokratları kendileri atamadı. Onları biz de atamadık. Biz bu bürokratlara referans olmadık.

Onlara kefil de olmadık. Bu kişileri söz konusu makamlara getirenler, kendilerine referans olanlar ve kefil olanlar, bu finansal soygunun kuşkusuz ortaklarıdır.Bu soyguna göz yuman, olay yaşanırken görevlerini yerine getirmeyen kişiler hiçbir biçimde çözümün parçası olamaz. Buna rağmen bugün adı fon skandalıyla herkes tarafından duyulan Takasbank’ın genel müdürü hafta sonunda adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor.

Bankanın yönetim kurulu başkan vekili görevini de yürüten Borsa İstanbul Genel Müdürü yine hafta sonunda gözaltına alınıyor. Fakat aynı Takasbank’ın yönetiminde bu isimlerle birlikte görev yapan Muhsin Ateş, ne hikmetse yine aynı hafta sonunda Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı’na atanıyor. Allah aşkına, bu nasıl bir uygulamadır?

Böyle bir kriz nasıl yönetilir? Aklımızla dalga geçiyorlar. 'Sen, ben, bizim kız, bizim oğlan' anlayışıyla ne bu finansal cinayet aydınlatılabilir ne vurgunun yol açtığı zararlar giderilebilir ne de artık tamamen yok edilen güven yeniden tesis edilebilir.Cuma günü fonzedelerin hesaplarına parça parça toplam 250 bin lira yatırdılar.

Sandık hesabında yeterli para birikmediği için verdikleri sözleri yerine getirememe korkusu dağları sardı. Hiçbir yetkili çıkıp 'Ödemeyi şu çerçevede yaptık, bu takvime göre sürdüreceğiz' demedi, diyemedi. Böylece saray yönetiminin ne bu soygunu önleme, ne sonrasını idare etme ne de tasfiye sürecini yönetme becerisine sahip olmadığı ortaya çıktı.

Saray çevresi şimdi hep birlikte 'Muhalefet söyledi diye yapmayız, cumhurbaşkanımız zamanı geldiğinde gereğini yapar' diyerek halka masal anlatıyor. Milyonlarca insanın bu ülkede emek vererek gelir elde etme, çocuklarına fırsat eşitliği sunacak bir eğitim sağlama, güvenli ve nitelikli bir iş bulma, bütçesine uygun bir yerde yaşama imkanını elinden alan saray yönetimi, şimdi de milletin önüne milyarlarca dolarlık bir fatura bırakılmışken daha neyi bekliyor?

Sorumlular, halkımızın içine sinecek biçimde Meclis’te iktidar ve muhalefet milletvekillerine hesap vermeden bu yangını söndürmek mümkün değildir. Eğer hükümet, Türkiye tarihinin en büyük soygununda ateşin zamanla sönmesini ve insanların olan biteni unutmasını bekliyorsa bu bütünüyle boş bir beklentidir. Çünkü bu soygunun yarası zaman geçtikçe iyileşmiyor, tam tersine daha da ağırlaşıyor.""EMEKLİNİN

DURUMU YÜREKLERİ

YAKIYOR"Öztrak, Türkiye’de gelir dağılımının hızla adaletsizleştiğini, yalnızca işsizlerin değil çalışanların da ağır bir yoksullukla karşı karşıya bulunduğunu söyledi. Açlık sınırının geçen ay itibarıyla 38 bin, asgari ücretin 28 bin, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 552 lira olduğunu belirten Öztrak, şu ifadeleri kullandı: "Bu hesaba göre asgari ücretle çalışan bir kişi her ayın bir haftasını, emekli ise neredeyse ayın yarısını aç geçirmek zorunda kalıyor.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Enflasyondan arındırılmış net asgari ücret hesabı, Ocak 2024’ten Eylül 2026’ya kadar çalışanın emeğinin dörtte birinin, üstelik TÜİK’in makyajlı enflasyon verileri kullanılarak, elinden alındığını ortaya koyuyor. Bu yılın ilk 9 ayında enflasyon, asgari ücretlinin toplam 38 bin 769 lirasını, en düşük emekli aylığıyla geçinenlerin ise toplam 29 bin 971 lirasını cebinden çekip aldı.

Hafta sonunda akaryakıta yapılan zamların ardından motorin yeniden 100 liranın üzerine çıktı. Bu zamlarla birlikte enflasyon, herkesin cebindeki parayı çok daha hızlı biçimde eritecek.Emeklinin durumu gerçekten içler acısı. Büyük bölümü ya ağır işlerde çalışıyor ya da çocuklarının yardımıyla yaşamını sürdürebiliyor.

Odası bulunmayan, tuvaleti ve banyosu olmayan otel odalarında hayata tutunmaya çalışıyorlar. Şimdi Ali Şekeroğlu adını söylesem, hatırlar mısınız? Ali Şekeroğlu, bir ay önceki zam protestosunda boynunda Türk bayrağı, elinde 'Onurumuz için' yazılı pankartla hakkını aramak üzere Anayasa Mahkemesi’nin önüne giden emekli bir polisti.

O gün yanında bulunanlara ekonomik sıkıntılarından söz etti. Ailesindeki işsiz gençler nedeniyle büyük üzüntü duyuyordu. Yeni dünyaya gelen torununa altın takamadığını anlatıyordu. Dayanamadı ve Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son verdi."YAKLAŞIK 10 YILDA 5

MİLYON KİŞİ DAHA YOKSULLUĞA

İTİLDİ"Böylesine acı ve yaşananların aynası niteliğindeki bir olay Türkiye’nin gündeminde yalnızca 2 gün kalabildi. 3. gün ise başka felaketlerle kaldığımız yerden devam ettik.

Yoksulluk, özellikle yaşlı nüfus arasında dramatik biçimde büyüyor. 2022’de yaşlı yoksul sayısı 1 milyon 400 bindi. 2025’e gelindiğinde bu sayı 3 milyona çıktı.

Başka bir ifadeyle yaşlı yoksulların sayısı 4 yılda iki katına yükseldi. Ancak emeklinin hükümete artık canıyla uyarı verdiği bir ortamda saray yönetimi çıkıp 2027’de emekli aylıklarını bir miktar artırmaktan söz edebiliyor. Köprüden su geçene kadar kurbağanın gözü patladı.

Eurostat verilerine göre Türkiye’de yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski altında yaşayan 25 milyon kişi bulunuyor. Bu sayı 2015’te 20 milyon 400 bin kişiydi. Yaklaşık 10 yıllık dönemde 5 milyon kişi daha yoksulluk koşullarına itildi.

Bu durumdan yalnızca emekliler ve yaşlılar etkilenmiyor. Taşın altından su çıkaracak, üretime dahil edilebilse ülkenin refahını katlayacak milyonlarca gencimiz geleceğe dair umutlarını, kendilerine uygun güvenceli bir işi, bütçelerine uygun bir evi ve yuva kurma hayalini kaybetmiş durumda; evlerinde oturup anne ve babalarına bakıyor.Saray yönetimi tarafından bölünen, parçalanan ve kutuplaştırılan toplumumuz giderek vasatın altında bir noktada birleştiriliyor.

Özetle, bir tarafta fon vurgunları, yandaş ihaleleri ve nepotizm aracılığıyla milyonları, milyarları götürenler; diğer tarafta ise o paranın gerçek sahiplerini ve bir avuç lobiciyle rantiyeciyi beslemek için aç kalan milyonlar var. Bu krizden çıkışın tek yolu topyekun arınmadır. CHP olarak üzerimize düşeni yapmak üzere kararlılıkla ilerliyor, sorumluluk üstleniyoruz.

Öte yandan arınması gereken diğer kesimleri de takip ediyor, notlarımızı tutuyoruz. Onların da siyasi ahlakın gerektirdiği bu onurlu tutumu sergilemesini bekliyoruz. Biz topyekun arınmadan söz ederken bir anda gerçekleştirilip tamamlanacak bir eylemi değil, bir süreci ve ahlakla adalet üzerine kurulacak yepyeni bir düzeni kastediyoruz.""İLK

ADIMDA SİYASİ AHLAK YASASINI HAYATA

GEÇİRECEĞİZ"Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu düzen içerisinde hukukun üstünlüğünü, şeffaflığı ve hesap verebilirliği yeniden kuracağız. İlk adım olarak siyasi ahlak yasasını çıkaracağız. Zenginliğin kaynağı artık vurgun ve rüşvet değil, üretim olacak.

Rekabet gücümüzü ve verimliliğimizi artıracak yapısal reformlarla yerli üretimi destekleyecek; tarım ve sanayi politikalarını dijital dönüşüm ve yeşil kalkınma politikalarıyla güçlendirerek kalkınacak ve büyüyeceğiz. Hiçbir yurttaşımızı geride bırakmayacağız. Gençlerimizin, yaşlılarımızın, çocuklarımızın ve tüm dezavantajlı vatandaşlarımızın yanında duracağız.

Refahı adil biçimde bölüşeceğiz. Topyekun arınma, bütün bunları hayata geçirmek için gerekli yapısal dönüşümü adalet ve ahlaki değerler üzerine kuran yepyeni bir düzendir. Bu aynı zamanda ülkemizin beka sorunudur.Bu kötü yönetim biçimine mahkum değiliz.

Tek ve makul bir çatı altında birleşerek vakit kaybetmeden seçimi zorlamalı ve sandıkta bu gidişata son vermeliyiz diyen herkesi Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında buluşmaya çağırıyoruz. İlk seçimlerin ardından da ülkemizin gerçek potansiyelini hep birlikte harekete geçireceğiz."

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.